Burada, topluluk kurmakla ilgilenenlere fikir vermesi açısından ve arşive not düşmek için der ya'nın hikayesinin bir özetini sunmak istiyorum.
Kurumsal hayattan kendi işimi yapmak, şirketlere sorun çözmelerinde kolaylaştırıcılık yapmak için ayrıldığımda, kendimi yeni mezun biri gibi hissediyordum, tecrübe kazanman lazım, ama işe girmek için de tecrübe arıyorlar. Monopoly’de ceza kartı çekip başlangıç noktasına dönmüşsün gibi.
Yapmak istediğim işi yapan kimseyi tanımıyordum. Kendi işini kuran kişilerin benim bulunduğum noktadan nasıl ilerlediklerini, ne kadar zorluk çektiklerini biraz tahmin ediyor ama bu zorlukları nasıl aştıklarını bilmiyordum. Dışarıdan takdir görmeden, daha doğrusu hak ettiğiniz kadar görmediğinize inanarak iç motivasyonunu korumak ve devam etmek zorlayıcı. Kendinizi başkaları ile kıyaslama tuzağına da düşüyorsunuz.
Yurtdışında en çok özendiğim şey, insanların kendi gelişimleri veya hobileri için zaman ve kaynak ayırması. Bize bu fuzuli görünüyor, üstelik tanımadığımız kişilere nasıl kendimizi açabileceğimizi düşünemiyoruz. Bir akşam zoom’un karşısında bir belirsizliğin içine kendimizi nasıl atacağımızı düşünemiyoruz. Kariyerimiz, makamız, titrimiz buna engel oluyor.
Ama asıl değer, oraya gelen insanların, bu inisiyatifi almalarıyla, cesareti göstermeleriyle, birbirlerinin deneyimlerinden öğrenmekle ortaya çıkıyor.
Bir topluluk kurma fikrine böyle kapıldım. Hazırlık aşamasında, buna yüksek talep olabileceğini düşünüyordum. Hatta üyeleri elemeyle mi almalıyım diye bir düşüncem vardı. Sonra bundan vazgeçtim, nitekim öyle bir başvuru akını olmadı. Ancak yurtdışında topluluklar tarafından tercih edilen sadece yılın belli dönemlerinde üye kabul etme pratiğini benimsedim. Böylelikle yeni katılan kişilerin birlikte uyum sağlamaları ve tanışmaları mümkün olacaktı.
Topluluğa isim ararken kime yardım etmek istediğim, ne amaçladığım belliydi. Kendimin 5-10 belki 20 yıl genç halime, değer yaratmasında destek olmak istiyordum. Değer Yaratmanın Formülü podcasti Eylül 2019'dan beri yayındaydı. Birçok alternatif arasında "değer yaratma" kökünden der ya'yı gözüme kestirdim. Ayrı yazarak da bunun bildiğimiz derya'dan farkını vurgulamaya çalıştım.
Derya'nın hepimizde güzel çağrışımları var, TDK şöyle tanımlıyor:
Deniz.
(mecaz) Bilgili kimse.
(mecaz) Bir şeyin bol olduğu yer
der ya kurulduğu 2021 Eylül'ünden bu yana ritüeller, işleyiş, toplantı düzeni, üyelik koşulları anlamında sürekli evrim geçirdi. Ancak özünde bir değişiklik olmadı. Yani "değer yaratmanın formülü" aynı (merak, işbirliği, çeşitlilik, olumlu bakış ve eylem odaklılık), var oluş amacımız da aynı; farklı disiplinlerden, kafa dengi, öğrenmeye açık insanların birbirlerinin gelişimine/üretimine, destek/ortak olma taahhüdü ve kendi gelişmesinin sırrının başkalarına yardım etmekten geçtiğinin bilinci ile güvenli bir ortamda bir araya geldiği bir topluluk.
Böyle bir toplulukta değer önerisi olarak temel varsayımım insanların ortak değerleri paylaşan kişilerle kendi danışma kurullarını kurmak isteyecekleri yönündeydi.
Yurtdışında uygulanan Mastermind gruplarından esinlenerek ADA'ları yani Akıl Danışma Gruplarını oluşturmak istedim. Benzer iş alanlarında, benzer hedefler için çalışan, deneyim olarak birbirine yakın kişilerden oluşan 5-6 kişilik küçük grupların, belirli aralıklarda, bir saatliğine bir araya gelip kendi alanlarında bir güçlük hakkında konuştukları yapılandırılmış sohbet toplantıları.
12 Eylül 2021 tarihinde ilk buluşmamızı yaptık. 52 kurucu üye ile yola çıktık.
Circle.so adlı bir topluluk platformu kullanıyorduk. Açıkçası dünyanın önde gelen ücretli topluluklarının kullandığı bu program oldukça kaliteli ve fonksiyoneldi. Üyelerin kendi profilleri, konu bazında forum alanları, takvim, mesajlaşma gibi özellikleri vardı. Ancak whatsapp dışında bir kanalın çalışmadığını, belki de ihtiyaç duyulmadığını süreçte deneyimlemiş olduk.
Üyeler çok hızlı bir şekilde kaynaştı, ki bunu bekliyordum. Ancak ADA fikri hemen sahiplenilmedi, sadece bir Koçluk ADA'sı oluştu, çok sayıda koç üyemiz olmasının buna ortam sağladığını düşünüyorum.
Öte yandan ortak ilgi anlanlarına göre üyelerin talepleriyle ve gönüllü katılımıyla gruplar oluşmaya başladı. Bu grupları bildiklerimizi paylaştığımız, beraber araştırdığımız ve birbirlerimizin deneyimlerinden öğrendiğimiz derya’ya açılan Körfez'ler olarak adlandırdık. Yalın Körfezi, Girişimcilik Körfezi, Yatırım Körfezi, Kişisel Gelişim ve Kariyer Değişimi Körfezi, Seyahat Körfezi ve Ebeveynlik Körfezi. Bunların her biri yine gönüllü bir üye tarafından yönetiliyordu. Gündem belirleyip, toplantıları yönetiyorlardı.
Pandeminin son dönemlerine denk geldiği için çevrim içi buluşma kültürü hala çok canlıydı. Farklı körfez toplantıları sayesinde haftada iki defa buluştuğumuz oluyordu.
Yıl sonunda kişisel hedeflerimizi değerlendirme toplantısı ve online'da çok eğlenceli bir yılbaşı partisi bile yaptık.
Ocak 2022'de ikinci , Mayıs 2022'de üçüncü, Eylül 2022'de dördüncü ve Ocak 2023'te beşinci dönem üye alımları ile aramıza yeni katılanlar oldu.
Bu dönemde Güverte Sohbetleri adını verdiğim sosyal medyayı etkin kullanma, funnel oluşturmak, podcast yayınlamak, ingilizcemizi geliştirmek gibi konularda birer uzmanla sohbet toplantıları gerçekleştirdik. Formülüm şuydu. Ortak olarak merak ettiğimiz öğrenmek istediğimiz bir konu varsa bir uzman davet edelim ve bir oturum yapalım. Bu kişi aramızda yoksa öncelikle benim network'ümden, veya aramızdan birisinin network'ünden, orada da yoksa, Linkedin'den tanıdığımız bir uzmana benim ulaşmam şeklinde yürüyordu. Aynı pratik körfezler için de geçerliydi, örneğin bir Yatırım Körfezi buluşmasında emeklilik planlarını konuşurken temettü hisseleri konusu gündeme gelmişti. Aramızda tanıdığımız bir uzman olmadığı için Twitter'da bir araştırma yaparken 300K+ takipçili bu isimde bir hesap olduğunu keşfettim, kendisiyle iletişime geçtim. "Temettü Hisseleri" adlı Twitter hesabının sahibi Kerem Turgay Bey'le bir akşam sohbet edip sorularımızı yöneltmiştik. Bu etkinliklerden bazılarını linkte görebilirsiniz.
Sefer adını verdiğim "challenge"lar da denediğimiz başka bir formattı. Örneğin bir arkadaşımızın kolaylaştırıcılığında "der ya yürüyor" diye bir etkinlik paylaştık ve üyeler birbirlerine her gün raporlamalar yaparak bu davranışın pekişmesine destek oldular.
Pecha-Kucha akşamı da denediğimiz bir format oldu. 20 powerpoint sayfasında her birinde 20 saniye kalarak yani toplamda 6.5 dakika gibi bir sürede tutkulu olduğumuz bir konuyu anlatmayı denedik.
der ya'da en önem verdiğim ve arzu ettiğim konu, herhangi bir şey denemek isteyen insanlara bir alan açmak, güvenli bir ortamda geri bildirim almalarını sağlamak oldu. Bir çok üyemiz çeşitli şekillerde bunu deneyimleyebildiler.
Körfez buluşmaları heyecanını yitirmeye başlayıp sürdürülmesi gereken bir mecburiyete dönerken, sabit yapılar kurmaktan çok, amaç odaklı yapılar kurmak gerektiğini anlamıştım. Ocak 2023'te yaptığımız bir çalıştay sonrasında dört mevsimde yaşamın farklı yönlerine odaklanmayı önermiştim. KIŞ döneminde BÜYÜME (Yaratıcı uğraşlar-Öğrenme-Yeni alışkanlıklar), BAHAR döneminde SAĞLIK (İyilik Hali-Egzersiz), YAZ döneminde İLİŞKİLER-İNSANLAR (Yeni şeyler deneme-Seyahat-Tatil yüzyüze buluşmalar), SONBAHAR döneminde ise VARLIKLAR (Yeni yıl planları-yılın değerlendirmesi) odaklanmayı, bu çerçevede etkinlikler düzenlemeye karar vermiştim.
Aşağıdaki şema (kuruluş ve büyüme dönemi sonrası) der ya 3.0 adını verdiğim yapının bir özeti gibi.
6 Şubat 2023'te yaşanan deprem felaketi, topluluk için de bir dönüm noktası oldu. Tek konumuz kayıplarımız ve geride kalanlara yardım oldu. Bu dönemde etkinliklere ara verdik.
Yaklaşık iki yıllık süreçte şunun farkına vardım. İnsanlar hayatlarının bir döneminde ortak ihtiyaçlarla bir araya geliyorlar ama bu giderildiğinde veya odakları kaydığında o ortak zemin de ortadan kalkıyor. Birçok der ya'lı burada tanışıp çok iyi arkadaş oldular, hatta ortaklık kuranlar oldu. Yani neticede baki kalan kafa dengi insanlarla birliktelik oldu. Bir anlamda benim en baştaki amacıma dönüyoruz; ortak değerlere sahip, ihtiyaç anında danışabilecekleri, birbirine destek olma taahhüdü ile birbirine bağlı olan insanların oluşturduğu bir topluluk. Bir kitap kulübü, sinema kulübü ve dijital akıl kulübü dışında sabit bir yapı yok. Ama aradaki diyaloğu kolaylaştırma ve bağ kurma işleviyle bir topluluk yöneticisi olarak ben varım.
Beni bu konuda desteklediklerini (Patreon katkılarıyla) eylemleriyle gösteren bir Pusula Takımı ile bu topluluğu sürdürüyoruz. Ağırlıkla kulüp toplantılarında bir araya geliyoruz, nadiren yüz yüze toplantılarımız ve çalıştaylarımız oluyor. Ancak whatsapp grubunda yardımlaşmalarımız ve paylaşımlarımız anlık olarak sürüyor. Bazen bir rapor veya etkinlik haberi paylaşıyoruz. Bazen bir yardım veya bilgi çağrısında bulunabiliyoruz.
Az önce yukarıda söylediğim gibi der ya üyelerine bir alan açmak için var, kolektif olarak etkinlikler düzenleyebiliriz veya sizin yapmak istediğiniz bir etkinliğe emeğimizle ve network'ümüzle destek olabiliriz.
Bahsettiğim farklı seviyelerde maddi desteğe ilişkin detayları Patreon sayfamda bulabilirsiniz. der ya'ya bir nehir, bir ırmak veya bir çay büyüklüğünde katkılarınızı bekliyorum.